Tek Mesaj gösterimi
  #34 (permalink)  
Alt 03-12-2007, 03:06 AM
KLEOPATRA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
KLEOPATRA KLEOPATRA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Gold keyifci
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Bulunduğu yer: BURSA
Yaş: 21
Mesajlar: 4.017
KLEOPATRA - MSN üzeri Mesaj gönder
ÂBAD : (Fars.) Er. 1. Şen bayındır. 2. (Ar.) Sonsuz gelecek zamanlar.
ABADÎ : (Fars.) Er. - Şen bayındır mamurlukla ilgili. Abadı Mehmet Çe­lebi. Türk hukuk bilgini (1555).
ABAKA HAN : (Tür.)- İlhanlı hükümdarı Hülagu´nun oğlu.
ABAY : (Tür.) Er. - Beceri. Sezgi an­layış dikkat. Abay Kunanbayoğlu. Kazak Türk şiirinin kurucusu.
ABAZA : (Tür.) - Karaçay-Çerkes Özerk bölgesinde yaşayan müslüman bir halk. - Abaza Hasan Paşa Os­manlı vezirlerinden.
ABBAD : (Ar.) Er. -Allaha itaat ve ibadet eden kulluğunu hakkıyla yeri­ne getiren. Yasaklarından kaçınan. -Abbad b. Bişr. Ashab´dan.
ABBAS : (Ar.) Er. 1. Sert çatık kaşlı kimse. 2. Arslan - Abbas b. Abdülmuttalib. Rasûlullah (s.a.s)´ın amcası Mek­ke´nin fethinde müslüman olmuştur.
ABBASE : (Ar.) Ka. Ahmed b. Hanbel´in hanımının ismi. Hz. Abbas´a mensup olan.
ABBAZ : (Fars.) Er.- Yüzgeç yüzücü.
ABD : (Ar.) Ka. - Köle hizmetçi itaat edici. Kul. Sonuna Allah´ın isimleri getirilince bazı isimler meydana gelir. Abdullah Abdurrahim Abdulmelik gibi.
ÂBDAR : (Fars.) Ka. - 1. Sulu taze. 2. Parlak. 3. Sağlam vücutlu. 4. Nük­teli. 5. Zarif güzel hoş. 6. Su veren hizmetçi.
ABDULLAH : (Ar.) Er.- Allah´ın kulu. Peygamber (s.a.s)´in en sevdiği isimlerden aynı zamanda babasının adıdır.
ABDURRAHMAN : (Ar.) Er. - Rahman'ın kulu. Rahman; dünyada her canlıya mü'min-kafir ayırdetmeksizin herkese merhamet eden. Allah'ın isimlerindendir. Abdurrahman İbn Avf: Sahabedendir.
ABDURRAUF : (Ar.) Er. - Rauf olan Allah´ın kulu.
ABDUSSABUR : (Ar.) Er. - Sonsuz sabır ve genişlik sahibi Allah´ın kulu. Allah´ın isimlerinden.
ABDU´L-MELİK : (Ar.) Er. - Her şey üzerinde tasarruf ve hükmeden tek hükümdar Allah´ın kulu. el-Melik Allah´ın isimlerindendir.
ABDİ : (Ar.) Er. - Kulluk ve itaat eden.
ABDÜDDAR : (Ar.) Er. - Zararlı şeyleri ve sebeblerini bir hikmete mebni olarak yaratan Allah´ın kulu. ed-Dar. Allah´ın isimlerindendir.
ABDÜLAFUV : (Ar.) Er. - Geniş Avf ve mağfiret sahibi yüce Allah´ın kulu. Allah´ın isimlerinden.
ABDÜLALİ : (Ar.) Er. - Yüce ulu şan ve şeref sahibi Allah´ın kulu. Ali kelimesi Kur´an´da Allah´ın yüceliğini vasfetme anlamında kullanılmıştır.
ABDÜLALİM : (Ar.) Er. - Alim ve mükemmel bilgiyi uhdesinde bulun­duran Allah´ın kulu. Alim kelimesi Allah´ın 99 isminden birisidir.
ABDÜLAZİM : (Ar.) Er. - Azamet ve büyüklük sahibi Allah´ın kulu. - Al­lah´ın isimlerinden.
ABDÜLAZİZ : (Ar.) Er. - Büyük ve aziz olan izzet ve şeref sahibi Al­lah´ın kulu. Aziz Allah´ın isimlerindendir.
ABDÜLA´LA : (Ar.) Er. - En yüksek en yüce ve yücelikte eşi olmayan Allah´ın kulu. A´la kelimesi Kur´an-ı Kerim´in sıfatı olarak geçmektedir. Ünlü bir İslam bilgini.
ABDÜLBAKİ : (Ar.) Er. - Sonsuz ebedi olan ve ölmenin kendisi için sözkonusu olmadığı. Allah´ın kulu-Allah´ın isimlerinden
ABDÜLBARİ : (Ar.) Er. - Yaratan yaratıcı Allah´ın kulu. Bari ismi Al­lah´ın isimlerindendir. "Abd" takısı al­madan kullanılmaz.
ABDÜLBASIT : (Ar.) Er. - Genişlik ferahlık ve kolaylık verici olan Al­lah´ın kulu. - Allah´ın isimlerinden
ABDÜLBASİR : (Ar.) Er. - Her şeyi görüp gözeten ve gizliliğin kendisi için söz konusu olmadığı yüce Al­lah´ın kulu.
ABDÜLBEDİ : (Ar.) Er. - Allah´ın isimlerinden.- Bedi´nin kulu
ABDÜLBERR : (Ar.) Er. - Berr´in kulu. Cömert ve ihsan edicinin kulu.-Berr Allah´ın isimlerindendir.
ABDÜLCEBBAR : (Ar.) Er. - Cebredici zorlayıcı kuvvet ve kudret sahi­bi Allah´ın kulu. Cebbar Allah´ın isimlerindendir.
ABDÜLCELİL : (Ar.) Er. - Büyük ulu yüce Allah´ın kulu. Celil Allah´ın isimlerindendir.
ABDÜLCEMAL : (Ar.) Er. - Güzellikleri kendinde toplayan Allah´ın ku­lu.
ABDÜLCEVAT : (Ar.) Er. - Cömert olan Allah´ın kulu.
ABDÜLEHAD : (Ar.) Er. - Şeriki ve ortağı bulunmayan tek olan Allah´ın kulu. Ehad Allah´ın isimlerindendir.
ABDÜLESED : (Ar.) Er. - Aslan´ın kulu.- Hz. Rasûlullah (s.a.s)´m reddet­tiği isimlerdendir. Müslümanlar kul­lanmazlar.
ABDÜLEVVEL : (Ar.) Er. - Herşeyin evveli ilk olan varlığının başlangıcı bulunmayan Allah´ın kulu.
ABDÜLEZEL : (Ar.) Er. - Ezelden beri var olan varlığı için başlangıç söz konusu olmayan Allah´ın kulu.
ABDÜLFERİD : (Ar.) Er. - Tek eşsiz eşi olmayan kıyas kabul etmez üstün olan. Allah´ın kulu.
ABDÜLFETTAH : (Ar.) Er. – Zafer kazanmış üstün gelmiş fetheden açan kullarınının kapalı müşkil işlerini açan Allah´ın kulu. Allah´ın isimlerindendir.
ABDÜLGAFFAR : (Ar.) Er. - Kullarının günahlarını affeden Allah´ın kulu. - Allah´ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılmaz.
ABDÜLGAFUR : (Ar.) Er. - Kullarının günahlarını tekrar tekrar bağışlayıcı olan Allah´ın kulu. - "Abd" takısı almadan kullanılmaz.
ABDÜLGANİ : (Ar.) Er. - Zengin varlıklı bol doygun olan Allah´ın kulu.Allah´ın isimlerinden.
ABDÜLHABİR : (Ar.) Er. - Her şeyin iç yüzünden gizli ve saklılıklarından haberdar olan Allah´ın kulu. Allah´ın isimlerinden.
ABDÜLHADİ : (Ar.) Er. - Hidayet eden doğru yolu gösteren Allah´ın kulu. - Allah´ın isimlerinden
ABDÜLHAFIZ : (Ar.) Er. - Herşeyi bütün ayrıntı ve inceliğiyle kayıtlayıp tutan ve dilediği zamana kadar bela ve afetlerden koruyan Allah´ın kulu.
ABDÜLHAK : (Ar.) Er. - Hak ve gerçek olan varlığı hiç değişmeden du­ran Allah´ın kulu. - Hak Esmau´l-Hüsna´dandır.
ABDÜLHAKEM : (Ar.) Er. Bütün işlerin kendisine döndürüldüğü onun adalet ve kararına baş vurulduğu yüce Hakem Allah´ın kulu. - Allah´ın isimlerinden.
ABDÜLHAKİM : (Ar.) Er. - Her şe­ye hükmeden Allah´ın kulu.- Hakim Allah´ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılmaz.
ABDÜLHALİK : (Ar.) Er. - Yaratan yoktan vareden yaratıcı Allah´ın kulu. - Halik Allah´ın isimlerinden. "Abd" takısı almadan kullanılmaz.
ABDÜLHALİM : (Ar.) Er. - Tabiatı yavaş olan yumuşak huylu hikmetli Allah´ın kulu. - Allah´ın isimlerinden.
ABDÜLHAMİD : (AR) Er.Hamdolunmuş övülmüş bütün varlığın diliyle övülmüş Allah'ın kulu. - Hamid; Allah'ın isimlerindendir.
ABDÜLHASİB : (Ar.) Er. - Bütün varlıkların takdir edilen hayatları boyunca yaptıkları bütün işlerin ayrıntılarıyla hesabını en iyi bilen Hasib´in kulu. - Hasib
ABDÜLHAY : (Ar.) Er. - Daima diri olan ebedi hayat sahibi her şeye gücü yeten Cenab-ı Allah´ın kulu. Allah´ın isimlerinden.
ABDÜLKADİR : (Ar.) Er. - Bitmez tükenmez kuvvet sahibi olan her şeyi yapmaya gücü yeten Allah´ın kulu.-Kadir
ABDÜLKAVİY : (Ar.) Er. - Sonsuz güç ve kuvvet sahibi Allah´ın kulu. -Kaviy kelimesi Esmau´l-Hüsna´dandır. (bkz. el-Kaviyy).
ABDÜLKAYYUM : (Ar.) Er. - Bu isim her şeyin bir varlık olarak durabilmesi için neye ihtiyacı varsa onu veren gökleri yeri ve her şeyi tutan baki kaim Allah´ın kulu. - Kayyum Allah´ın isimlerindendir.
ABDÜLKEBİR : (Ar.) Er. - Kebir'in büyüklük ve Azamette eşsiz olan Allah'ın kulu. - Kebir; Allah'ın isimlerindendir.
ABDÜLKERİM : (Ar.) Er. - Keremi bol cömert olan Aziz ve Celil Allah'ın kulu. - Kerim; Allah'ın isimlerindendir.
ABDÜLLATİF : (Ar.) Er. - Latif güzel yumuşak hoş nazik olan bütün olayların ve eşyanın inceliklerini bilen Allah'ın kulu. - el-Latif; Allah'ın isimlerindendir.
ABDÜLMACİD : (Ar.) Er. - Kadru şanı büyük cömertlik ve keremi bol olan Allah´ın kulu. - Macid kelimesi Allah´ın isimlerindendi.
ABDÜLMALİK : (Ar.) Er. - Sahip olan her şeyin mülkiyetinin sahibi olan Allah´ın kulu. - Malik
ABDÜLMECİD : (Ar.) Er. - Şanı bü­yük ve yüksek olan şan ve onur sahi­bi yüce Allah´ın kulu. - Mecid kelime­si Allah´ın 99 isminden biridir. Sultan Abdülmecid Han: 31. Osmanlı padi­şahı.
ABDÜLMENNAN : (Ar.) Er. – Çok ihsan eden ihsanı bol olan Allah´ın kulu. - Mennan kelimesi Allah´ın sıfatlarındandır.
ABDÜLMESİH : (Ar.) Er. - Hastalara şifa veren mesih İsa´nın kulu. İsim olarak kullanılmaz.
ABDÜLMETİN : (Ar.) Er. - Metanetli sağlam dayanıklı olan Allah´ın ku­lu. - Allah´ın isimlerin-dendir.
ABDÜLMUCİB : (Ar.) Er. - Kendisine yönelip yalvaranların isteklerine cevap veren onların dua ve tevbelerine icabet eden yüce Allah´ın kulu. Mucib Esmau´l-Hüsna´dandır.
ABDÜLMUHSİ : (Ar.) Er. - Bütün varlıkların sayısını tek tek bilen Allah´ın kulu. - Muhsi Esmau´l-Hüs­na´dandır.
ABDÜLMUHYİ : (Ar.) Er. - Hayat veren can ve ruh veren bütün canlıları ve hayatı diri tutan Allah´ın kulu. - Muhyi Allah´ın 99 isminden birisi­dir
ABDÜLMUİD : (Ar.) Er. - Yaratılmışları yokettikten sonra tekrar dirilten Allah´ın kulu. - Muid Allah´ın 99 isminden birisidir (bkz. el-Muid).
ABDÜLMUİZ : (Ar.) Er. - Muiz´in izzet veren şereflendiren Allah´ın kulu. - Allah´ın isimlerindendir.
ABDÜLMÜMİN : (Ar.) Er. - Gönüllerde iman nurunu yerleştiren kendisine yönelenlere iman nasib ederek onları hidayetine alan koruyan yüce Allah´ın kulu. - Mü´min Allah´ın isimlerindendir.
ABDÜLVACİD : (Ar.) Er. - Yoktan vareden meydana getiren dilediğini anında elde eden zenginlik ve serve­tine nihayet bulunmayan Vacid´in kulu. Vacid Allah´ın isimlerindendir.
ABDÜLVAHİD : (Ar.) Er. - Tek ve eşsiz olan zatında sıfatlarında hü­kümlerinde işlerinde asla benzeri ol­mayan Allah´ın kulu. - Vahid kelimesi Cenab-ı Hakk´ın Kur´an´da zikredilen 99 isminden birisidir (bkz. el-Vahid).
ABDÜLVALİ : (Ar.) Er. - Bütün alemleri ve meydana gelen bütün olayları tedbir ve idare eden Allah´ın kulu. - Vali Esmau´l-Hüsna´dandır.
ABDÜLVARİS : (Ar.) Er. - Gerçek servet ve zenginliklerin mutlak sahibi. Bütün zenginliklerin son ve asıl sahi­bi olan yüce Allah´ın kulu. - Varis ke­limesi Allah´ın isimlerindendir.
ABDÜLVASİ : (Ar.) Er. - Vasi´nin kulu.Genişlik sahibi ve müsade edici darlık fakirlik ve sıkıntıdan münez­zeh olan Allah´ın kulu. - Vasi kelime­si Allah´ın isimlerindendir.
ABDÜLVEDUD : (Ar.) Er. - Vedud'un kulu.- Allah'ın isimlerinden. Vedud; iyi amel sahibi kullarını seven onlara rahmet ve rızasını yönelten sevilmeye ve sayılmaya dostluğu kazanılmaya yegane layık olan yüce Allah anlamındadır.
ABDÜLVEHHAB : (Ar.) Er. - Çok çeşitli nimetleri daima bağışlayan Allah´ın kulu. Vehhab Allah´ın isimle-rindendir. - "Abd" takısı almadan kul­lanılmaz.
ABDÜLVEKİL : (Ar.) Er. - Kendisine tevekkül edilen kudretiyle kullarının işlerini halleden onlara yardımcı olan yüce Allah´ın kulu. - Vekil. Allah´ın isimlerindendir. .
ABDÜLVELİ : (Ar.) Er. - Kendisine iman edenlerin dostu ve yardımcısı Yarattıklarına mütevelli ve nazar edici olan Allah´ın kulu. - el-Veliyy kelimesi Allah´ın isimlerindendir.
ABDÜNNAFİ : (Ar.) Er. - Yararlı şeyleri ve sebeplerini kudretiyle yaratan Allah´ın kulu. - Nafı kelimesi Allah´ın isimlerindendir.
ABDÜNNASIR : (Ar.) Er. - Yardım eden Yardımcıların en hayırlısı mü´minlere nusret ve zafer veren Allah´ın kulu. - Nasır Allah´ın sıfatlarındandır.
ABDÜNNASIR : (Ar.) Er. - Yardımcı yardım eden Allah´ın kulu.
ABDÜNNUR : (Ar.) Er. - Nur sahibi aydınlık parlaklık sahibi olan Allah´ın kulu. - Nur Allah´ın isimlerin­dendir.
ABDÜRRAFİ : (Ar.) Er. - Rafı´nin kulu. Allah´ın isimlerinden
ABDÜRRAHİM : (Ar.) Er. - Merha­metli esirgeyen koruyan acıyan ahirette mümin kullarına merhamet eden Allah´ın kulu.- er-Rahim Al­lah´ın isimlerindendir.
ABDÜRRAUF : (Ar.) Er. - Çok lütuf şevkat ve rahmet eden. Onları belli nimetlerle dengeli yaşatan seviyelendiren Allah´ın kulu.
ABDÜRREZZAK : (Ar.) Er. - Bütün mahlukların rızkını veren Allah´ın kulu. - Rezzak Allah´ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılmaz.
ABDÜRREŞİD : (Ar.) Er. - Allah´ın isimlerinden. Reşid´in kulu.
ABDÜSSAMED : (Ar.) Er. - Kimseye hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah´ın kulu. - Samed Allah´ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılmaz.
ABDÜSSELAM : (Ar.) Er. - Barış rahatlık selamete çıkaran selam eden zevalsiz ebedi olan Allah´ın kulu. - es-Selam kelimesi Allah´ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılamaz.
ABDÜSSEMİ : (Ar.) Er. - Her şeyden arınmış olarak bütün sesleri sözleri ve kelimeleri işitip ayırdeden yüce Allah´ın kulu.
ABDÜSSETTAR : (Ar.) Er. - Günahları örten gizleyen Allah´ın kulu.
ABDÜZZAHİR : (Ar.) Er. - Varlık ve birliği sonsuz sayıda eserler ve delillerle belli olan Allah´ın kulu. - ez-Zahir Allah´ın isimlerindendir.
ABDÜŞŞAHİD : (Ar.) Er. - Şahid´in kulu. Görünen ve görünmeyen eşyanın hepsini görücü ve tasarruf edici olan ve her şeyi müşahade altında bulunduran Allah´ın kulu. - Şahid Al­lah´ın isimlerindendir.
ABDÜŞŞEKÜR : (Ar.) Er. - Emrine uyan yasaklarından sakınan kullarını seven ve çok ikramda bulunan Al­lah´ın kulu. - Şekür Allah´ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılmaz.
ABENDAM : (Fars.) Ka. - Güzel vücutlu güzellik.
ABER : (Ar.) Er. - Hz. Nuh´un erkek torunu.
ABGUN : (Fars.) Er. - 1. Mavi renk. Gök. 2. Parlak. 3. Nişasta.
ABHER : (Ar.) Er. 1. Nergis çiçeği. 2. Yasemin. 3. Zerrin kadehi çiçeği. 4. Dolu kab.
ABHİZ : (Fars.) Er. 1. Büyük dalga. 2. Kaynak. 3. Su yolu.
ABILAY HAN : (Tür.) Er. - Orta cüz Kazak Hanı. Ülkesini Çinlilere Hive hanlıklarına karşı ustaca savundu (1711-1781).
ABIŞKA NOYAN : (Tür.) Er. - İlhan­lı komutan. (XIII-XIV. yy.)
ABUZER : (f.a.i.) Er. - Altın suyu. Altın suyu gibi parlak ve görkemli. Yahut Ebu Zer (el-Gıfarî) isminin fonetik değişikliğe uğramış şekli.
ABUZETTİN : (Ar.) Er. - Din yolunda çabuk hızlı giden
ABUŞKA : (Tür.) Er. - Koca zevc yaşlı erkek.
ABİD : (Ar.) Er. Allah´a ibadet eden çok ibadet eden zahid. Kullar köleler.
ABİDE : (Ar.) Er. - Anıt. Önemli ve değerli yapıt.
ABİDİN : (Ar.) Er. - İbadet edenler-Zeyne´l-Abidin´den kısaltma isim ad. Zeynelabidin: Hz. Ali´nin torunlarından biri ibadet edenlerin ziyneti.
ABŞAR : (Ar.) Ka.- Şelale.
ACA : (Tür.) Er. 1. Amca ağabey. 2. Güçlü kuvvetli başladığı işi bitiren. 3. Büyük
ACAR : (Tür.). 1. Becerikli. 2. Atılgan ele avuca sığmaz. 3. Halk. 4. Yeni taze- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır (örfte). Acar Sırrı: 1967 Dünya Güreş şampiyonu Türk.
ACARALP : (Tür.) Er. - Yiğit becerikli cesur kişi.
ACARBAY : (Tür.) Er. - Doğan Acarbay olimpiyatlarda yarışmış Türk atlet 1948.
ACARMAN : (Tür.) Er. - Çevik becerikli girişken.
ACARSOY : (Tür.) Er. - Yiğit soylu.
ACARÖZ : (Tür.) Er. - Özünde yiğitlik bulunan.
AÇE : (Tür.) Ka. - Sumatra adasının en kuzey kısmı. Önceleri burada Açe İslam devleti hüküm sürerdi. Şimdi ise Hollanda sömürgesidir.
AÇELYA : (Yun.i.) Ka. - Kokusuz fundagillerden çeşitli renklerde çiçekler açan bir bitki.
ACEM : (Ar.) Er. 1. Arap olmayan milletlerin hepsi 2. Açık ve doğru Arapça konuşamayan kimse 3. Özel­likle İranlı İran halkından biri. Acem Bekir Efendi: Türk Reisü´l-Küttab 1723.
ACER : (Ar.) Ka. - Hz. İsmail (a.s.)´in annesi (bkz. Hacer).
AÇIL : (Tür.) Ka. - Açılmak eyleminden emir
AÇILAY : (Tür.) Ka. - Ayın dolunay halinde olmaya başlaması
ACLAN : (Ar.) Er. - Hızlı çabuk telaşlı. Osman Bey ile çağdaş olan 14. yy. ortalarında yaşamış Karasi Beyi.
ACUN : (Ar.) Er. - Dünya varlık.
ACUNAL : (Tür.) Er. - Dünyayı kapsayan dünyayı fetheden.
ACUNMAN : (Tür.) Er. - Dünyaca tanınmış ünlü.
AD : (Ar.) Er. - Çok eskiden Yemen taraflarında bulunan ve Hz.Hud tarafından imana getirilemediği için Allah tarafından yok edildiğine inanılan bir kavmin adı. Kur'an-ı Kerim'de bu kavim aynı isimle anılmış ve başlarından geçen hadiseler genişçe ele alınmıştır
AĞA : (Tür.) Er. 1. Yaşlanma manası­na gelen "ağmak"tan. Büyük efendi. Büyük kardeş ağabey. 2. Amir baş reis. Eski devlet teşkilatımızda bazı idarecilere verilen unvan. 3. Osmanlı devletinde okuma-yazma bilenlere verilen şeref unvanı.
ADAHAN : (Tür.) Er. - Adanın haki­mi yöneticisi.
AĞAHAN : (Tür.) Er. - Nizari İsmaili imamlara verilen unvan. Doğu Türkçesinde ağabey anlamında da kulla­nılmıştır. Türk kökenli Kaçarların onur unvanıydı. Ağa Han: Nizari İsmailîlerin dini önderi.
ADAL : (Tür.) Er. - "Adın yayılsın ün kazan" manasında.
ADALEDDİN : (Ar.) Er. - Dinin adaleti- Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır.
ADALET : (Ar.) Ka./Er. - 1. Hakka riayctkarlık hak tanırlık haklılık doğruluk. 2. Haksızlıktan uzaklaşma. 3. Düzenli ve dengeli davranma. 4. Hakkaniyet.
AĞAN : (Tür.) Ka.- Akanyıldız ağma
AĞANER : (Tür.) Er. - Saf temiz duru insan.
ADANIR : (Tür.) Ka./Er. - Şanlı şöhretli
AĞAR : (Tür.) Er. - 1. Beyaz renkli. 2. Açık tavırlı samimi. 3. Asil onurlu şerefli.
AĞCA : (Tür.) Ka. - Beyaz tenli kadın.
ADEM : (İb.h.i.) Er. 1. Allah´ın yarattığı ilk insan insan soyunun atası ve ilk peygamberi. 2. Adam. 3. İyi temiz kimse. Âdem (a.s.) ilk insan ve ilk isimlendirilen varlık. Kur´an´da Hz. Adem´in 25 yerde ismi geçer.
ADETULLAH : (Ar.) Er. - Allah´ın kanunu ilahi sünnet.
ADEVİYE : (Ar.) Ka. 1. İyilik yar­dımseverlik. 2. Ünlü hanım mutasav-vıfe.
AĞGÜL : (Tür.) Ka. - Beyaz gül ak gül.
ADIGÜZEL : (Tür.). Ka./Er. - Güzel isim. Verilen ismin güzel olması.
ADNAN : (Ar.) Er. - Cennette ölümsüzlüğe kavuşan kimse.
ADNİ: (Ar.) Er. 1. Adın´a mens :
ADİL : (Ar.) Er. 1. Doğruluk gösteren. Doğru. 2. Eşit müsavi. 3. Adaletli davranan. Kur´anî bir isimdir. Allah´ın emirlerini hakkıyla uygula­yan anlamına gelir. Raşid halifelerin 2. cisi Ömer b. el-Hattab´ın meşhur lakabı.
ADİL GİRAY : (a.t.i.) Er. - Kırım veliahtı. (1548- Kazvin 1579) Devlet Giray´ın oğlu. Osmanlı-İran savaşında Osmanlılara yardımcı oldu. İkinci Şa-
ADİLE : (Ar.) Ka. 1. Doğruluk gösteren. 2. Doğru- Her işinde adalet doğruluk bulunan hükümet. 3. Adile Sultan
ADİLHAN : (a.t.i.) Er. - Adil yönetici.
ADİN : (Ar.) Er. - Cennet (Adn).
ADİY : (Ar.) Er. - Savaşçı savaştan geri durmayan mücahid. Adiy b. Ha­tim et-Tai: 630 yılında müslüman ol­du. Babası gibi cömertti. Kabilesinde İslam´dan dönme eğilimleri görünce engel oldu. Cemel vakasında Hz. Alinin yanında yer aldı.
AFAFET : (Ar.) Ka. 1. Afıflik temizlik temiz olan. 2. Fenalıktan günah işlemekten kaçınma. 3. Namuslu ol­mak.
AFET : (Ar.) Ka. 1. Büyük felaket bela musibet. 2. Çok güzel kadın dil­ber
AFFAN : (Ar.) Er. - Kötü şeylerden kaçınan kötülüklerden uzaklaşan te­miz. Ashab´dan bu ismi kullananlar olmuştur.
AFGAN : (Ar.) Er. - Heyecanlı çabuk öfkelenen. Orta Asya´da yaşayan müslüman bir kavim. Cemalettin Af-gani: Müslüman alimlerden.
AFRA : (Ar.) Ka. 1. Ayın onüçüncü gecesi. 2. Beyaz toprak. Afra binti Ubeyde: Sahabe hanımlardan.
AFTABE : (Fars.) Ka. - 1. Su kabı. 2. Güneş biçiminde yapılan mücevher.
AFUV : (Ar.) Er. - Daima affeden merhametli. Esmaü´l-Hüsna´dandır. "Abd" takısı alarak kullanılır.
AFİF : (Ar.) Ka. 1. İffetli namuslu ırz ve namus sahibi kadın. 2. Doğru haramdan sakınan yolsuzluğa sap­maz kişi.
AFİFE : (Ar.) Ka. İffetli namuslu ırz ve namus sahibi kadın - IV. Mehmed´in hanımı.
AFİL : (Ar.) Er. 1. Uful eden gurub eden batan (güneş yıldız). 2. Görünmez olan kaybolan
AFİTAB : (Fars.) Ka.l. Güneş gün ışığı. 2. Çok güzel dilber parlak yüz.
AFŞAR : (Tür.) Er. 1. Oğuz Türklerinin 24 boyundan biri. Türkiye Iran Azerbaycan ve Afganistan´da dağınık olarak yaşamaktadırlar. 2. Çabuk iş gören çevik atılgan
AFŞİN : (Tür.) Er. - Zırh silah. Afşin bey: Selçuklu komutanı. ( XI. yy.). Gümüştigin´le birlikte Anadolu savaşlarına çıktı. Malatya´da Bizans ordula­rını yendi. Marmara kıyılarına kadar ilerledi (1079).
AGAH : (Fars.) Er. - Bilgili haberli uyanık afif. Vakıf olmuş malumatlı. Agah Efendi: (1744-1824). Türk dev­let adamı.
AGER : (Tür.) Er. - Temiz doğru kimse
AGRA : (Ar.) Er. - Çok sevimli çok yakışıklı.
AHAD : (Ar.) Er. 1. Bir kişi kimse. 2. Birler birden dokuza kadar olan sayılar. 3. Ünlü Türk denizcilerinden Ahad bey (Umur bey donanmasından).
AHAVİ : (Ar.) Er. - 1. Kardeşçe dostça. Kardeş gibi.
AHBARÎ : (Ar.) Er. - Haber veren rivayet eden.
AHDİ : (Ar.) Er. - Ahd and icabı veya ahd ve ahda müteallik. Ahdî Türk tezkire yazan ve Divan şairi (Bağdat 1593).
AHENK : (Fars.) Ka. 1. Uygun uyum düzen armoni. 2. Renkler arasında uygunluk. Sesler arasında uygunluk düzen makam. 3. Çalgılı eğlence-Saz takımınca icra edilen beste. 4. Kasıt niyet.
AHFA : (Ar.)- Kalb ruh sır hafi ah-fa şeklinde sıralanan "Ietafet-i hamse" sonuncusuna verilen ad.- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
AHFAZ : (Ar.) Er. - 1. Belleği çok kuvvetli. 2. Kur´an´ı en iyi hıfzetmiş kişi. 3. Alçak gönüllü.
AHFEŞ : (Ar.) Er. 1. Küçük gözlü zayıf bakışlı. 2. Yalnız gece gören kimse. Ahfeş lakabında üç büyük Arap alimi vardır. Abdülhamid Said b. Mes´ade Ali b. Süleyman.
AHKAF : (Ar.) Er. 1. Kum fırtınası 2. Kur´an-ı Kerim´in 6. suresi. Araplar bu ismi Arabistan´ın güneyinde kimsenin bilmediği ve giremediği çöle vermişlerdir.
AHLA : (Ar.) Ka. - Çok tatlı. Pek şirin.
AHLAS : (Ar.) Er. - 1. Saf halis karışımsız. 2. İyi yürekli temiz kimse. 3. Kur´anî ıstılahta Allah´a halis olarak yönelip ihlaslılıkta ileri bir dereceye varmış kul.
AHMED : (Ar.) Er. - Çok en çok övülmüş methedilmiş. Kur´an-ı Kerim´de Saf suresinin 2. ayetinde: Hz.İsa İsrailoğullarına: "...adı Ahmed olan peygamberi de müjdeleyici olarak geldim" şeklinde geçen isimlendirme ile Peygamberimizin isimlerinden birisi olarak anı
AHMER : (Ar.) Er. - Kırmızı kızıl.
AHNEF : (Ar.) Er. 1. Ayaklan çarpık ve eğri büğrü olan. Daha çok lakap olarak kullanılır. Ahmet b. Kays as-habdan.
AHNES : (Ar.) Er. - Basık ve sivri burunlu. Daha çok lakap olarak kullanılır.
AHRA : (Ar.) Ka. - Daha layık münasip uygun
AHSA : (Ar.) - Arabistan´ın Kuveyt-Katar kısmına verilen isim- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır
AHSEN : (Ar.) - Daha güzel çok güzel en güzel. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. Ahsen-i takvim: En gü­zel şekil. Kur´an-ı Kerim´in Tin suresinin 3. ayetinde insanın ahsen-i takvim üzere yaratıldığı beyan buyurulmaktadır. Ahsen kelimesi Kur´an´da 16 yerde
AHTER : (Fars.) Ka. - Yıldız.
AHU : (Fars.) Ka. 1. Ceylan karaca gazal. 2. Güzel ince alımlı kadın. 3. Gözleri ceylan gözüne benzeyen kadın. 4. Kardeş dost
AHVER : (Ar.) Er. -1. Müşteri yüzlü güzel gözlü adam. 2. Zeki akıllı.
AHVES : (Ar.) Er. - Cesur kahraman yiğit.
AHİ : (Ar.) Er. 1. Ahi ocağına mensup olan kimse. 2. Cömert eliaçık. Ahi Benli Hasan. Türk şairi. Yavuz döneminde yaşamış ve Şirinu Perviz mesnevisini yazmıştır.
AHİD : (Ar.) Er. 1. Bir şeyin yerine getirilmesini emretmek. 2. Söz vermek. Emir talimat taahhüt anlaşma yükümlülük.
AJDA : (Tür.) Ka. 1. Filiz sürgün. 2. Çentik çentik olan şey
AKABE : (Ar.) Er. 1. Sarp geçit çıkılması zor yokuş. 2. Tehlike. Atlatılması zor güçlük muhtıra.
AKAD : (Tür.) Er. - Doğruluğuyla dürüstlüğüyle tanınmış kimse.
AKALIN : (Tür.) Er. - Alnı açık suçu olmayan onurlu. Akalın (Besim Ömer Paşa). Türk hekim.
AKALP : (Tür.) Er. - Cömert eli açık yiğit.
AKALP : (Tür.) Er. - Doğruluğu ve dürüstlüğüyle tanınan kimse.
AKANAY : (Tür.) Ka. - Yıldız kümesi.
AKANSEL : (Tür.) Er. 1. Akarsu. 2. Uzun mesafeler geçerek denize dökülen akarsu.
AKAR : (Tür.) Er. 1. Akıp geçen. 2. Gelir getiren.
AKASMA : (Tür.) Ka. - Beyaz mavi morumsu pembe çiçek veren yabani tırmanıcı bir bitki.
AKASOY : (Tür.) Er. - Sevilen sayılan soydan gelen
AKASYA : (Yun.i.) Ka. - Küçük sıra yapraklı gölgeli küçük cinsleri süs için yetiştirilen baklagillerden bir ağaç. Salkım ağacı da denir.
AKAY : (Tür.)- Beyaz ay ayın tam bir daire olarak dolgun parlak göründüğü evre. Ak ve ay kelimelerinden birleşik isim. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
AKBATU : (Tür.) Er. - Yiğit erkek.
AKBEHMEN : (Tür.) Er. Peygamber çiçeğinin eşanlamlısı.
AKBOĞA : (Tür.) Er. - Boğa gibi güçlü ve temiz şahsiyetli. Akboğa Celayir: Moğol emir ve komutanı.
AKBUDUN : (Tür.) Er. - Temiz tanınmış soydan gelen
AKBİLGE : (Tür.) - Alim bilgili dürüst kimse.- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
AKÇA : (Tür.) Ka. 1. Oldukça ak beyazca. 2. Eskiden kullanılan küçük gümüş para nakit. 3. Temiz saf iyi niyetli kişi.
AKÇAKOCA : (Tür.) Er. - Temiz ve namuslu erkek. - Osman Gazi ve Orhan Gazi´nin silah arkadaşı.
AKÇAKİRAZ : (Tür.) Ka. - Bir kiraz çeşidi.
AKÇALI : (Tür.) Er. - Varlıklı zengin.
AKÇAM : (Tür.) Er. - Kuzey Amerika´da yetişen bir çam türü.
AKÇAN : (Tür.) Ka. - Temiz dürüst kimse
AKÇAR : (Tür.) Er. - iyi ruhlar.
AKCEBE : (Tür.) Er. - Beyaz zırh sahibi yiğit.
AKÇIL : (Tür.) - Beyazımsı solgun Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
AKÇORA : (Tür.) Er. - İyi ruhlar.
AKÇİÇEK : (Tür.) Ka. - Beyaz çiçek- Daha çok örfte kullanılır.
AKDA : (Ar.) Ka. - Himaye altında olan cariye kadın köle.
AKDEMİR : (Tür.) Er. - Demir gibi güçlü ve temiz yürekli. Yiğit.
AKDES : (Ar.) Er. - En kutsal.
AKDORU : (Tür.) Er. - Doruğu bulutlu dağ.
AKDİL : (Tür.) Er. - İyi doğru güzel konuşan kişi.
AKEL : (Tür.) Er. 1. Doğru dürüst işler yapan kimse. Dürüst güvenilir erkek.
AKERMAN : (Tür.) Er. - Dürüst soylu temiz kişi.
AKGÜL : (Tür.) Ka. - Beyaz gül.
AKGÜN : (Tür.) Er. - Mutlu sevinçli gün.
AKHAN : (Tür.) Er. - Dürüst hakan.
AKIMAN : (Tür.) Er. - Cömert eli açık kimse.
AKIN : (Tür.) Er. - Her engeli aşan güçlüklerden yılmayan hızlı hareket kabiliyetine sahip.
AKINALP : (Tür.) Er. - Akın yapan yiğit. Yiğit.
AKINCI : (Tür.) Er. -Osmanlılarda ileri karakol. Ani vurkaçlarla düşmanlarının moralini bozan uç süvarileri. Hafif süvari.
AKINTAN : (Tür.) Er. - Tan yeri ağarırken yapılan akın
AKKIZ : (Ar.) Ka.- Beyaz kadın.
AKKOR : (Tür.) Ka. - Işık saçacak aklığa varıncaya kadar ısıtılmış olan.
AKMAN : (Tür.) Er. 1. Temiz beyaz güzel insan. 2. Yaşlı kimse.
AKMAR : (Ar.) Ka. - Aylar yıldızlar.
AKMER : (Ar.) Ka. - Ay gibi beyaz (yüz)
AKNUR : (t.a.i.) Ka. - Beyaz nur.
AKSAN : (Tür.) Er.- İyi ve temiz tanınmış kimse.
AKSEN (Tür.) Ka.- Sen aksın t :
AKSIN : (Tür.) Er.- Temiz doğru dürüstsün.
AKSOY : (Tür.) Er. - Temiz soylu.
AKSU : (Tür.) Ka. 1. Temiz pırıl pırıl su gibi. 2. Nehir
AKSUNA : (Tür.) Ka. -Ak renkli yaban ördeği.
AKSUNGUR : (Tür.) Er.-Doğan cinsinden bir nevi av kuşu. - Aksungur b. Abdullah. Melikşah zamanında Halep´in hakimliğini yöneticiliğini yapan Türk Emiri.
AKSÜYEK : (Tür.) Er. - Eski Türklerde soylu anlamında kullanılırdı.
AKTAÇ : (Tür.) Er. - Beyaz taç.
AKTAN : (Tür.) - Aydınlık mehtaplı gece.
AKTAR : (Tür.) Er. - Parlak aydınlık sabah.
AKTAY : (Tür.) Er. - Beyaz tay. Türkler´de çok kullanılan bir isimdi.
AKTAŞ : (Tür.) Er. - Mermer.
AKTEKİN : (Tür.) Er. - Parlak görkemli temiz huylu yiğit.
AKTEMÜR : (Tür.) Er. - Akdemir.
AKİF : (Ar.) Er. 1. Bir şeyde sebat eden. 2. İbadet eden ibadet maksadıyla mübarek bir yere çekilen. İ´tikafa giren. 3. Direnen. M. Akif Er soy: Ünlü şair ve yazarımız. Safahat´ın yazarı. İstiklal marşını telif etmiştir.
AKİFE : (Ar.) Ka. 1. Bir şey üzerinde azimle duran sebatlı kararlı. 2. İba*
AKYIL : (Tür.) Er. -Temiz güzel sene. - Erkek ve kadın adı olarak da kullanılır.
AKYILDIZ : (Tür.) - Akşama doğru doğan parlak yıldız. Çoban yıldızı sabah yıldızı.
AKİL : (Ar.) Er.- Akıllı akıl sahibi. Uslu kavrayışlı. Ali b. Ebi Talib´in kardeşi. Akil b. Ebi Talib.
AKYOL : (Tür.) Er. - Dürüst doğru ve iyi yol.
AKİPEK : (Tür.) Ka. - İpek gibi ka­dın.
AKİS : (Ar.) Ka. 1. Yankı. 2. Işığın veya bir şeklin bir satha çarpıp orada görünmesi yansı. 3. Zıt ters muhalif.
AKYİĞİT : (Tür.) Er.- Dürüstlüğü ve temizliğiyle tanınmış yiğit.
AKÖZ : (Tür.) Er. - Özü sözü doğru kişi temiz kişilikli.
AKŞEMSEDDİN : (t.a.i.) Er.- Dinin güneşi.- Türk din bilgini ve hekim. (Şam 1389-Göynük 1459). Fatih´in hocasıdır. İstanbul´un fethinde bulundu. Ünlü sahabi komutan Eba Eyyub el-Ensari´nin mezarını bulduğu söylenir.
AKŞIN : (Tür.) 1. Az ak akımsı.2. Derisinde kıllarında ve gözlerinde doğuştan boya maddesi bulunmadığı için her yanı beyaz olan (insan hayvan). Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
AKŞİT : (Tür.) Er. - Kutlu uğurlu. 2. Ak. 3. Güneş nur aydınlık. Akşit Muhammed b. Tugac: İhşidiler devle­tinin kurucusu.
ALAADDİN : (Ar.) Er. -Dini yücelt­mek için din uğruna çalışan kimse. Alaaddin Keykubad (1192-1237) Anadolu Selçuklu Sultanı. - Türk dil kuralları açısından "d/t" olarak kullanılır.
ALACAN : (Tür.) Er. - (bkz. Akan).
ALAGÜN : (Tür.) Ka. - Yazın güneş buluta girdiği zamanki gölgeli hava.
ALAMET : (Ar.) Ka. 1. İşaret iz nişan. 2. Remiz sembol. 3. Belirti emare. 4. Çok iri şaşılacak büyüklükte (mec.).
ALANALP : (Tür.) Er. - Ülke alan fetheden fatih.
ALANGOYA : (Moğ.) Ka. 1. Altın geyik. 2. Ünlü Moğol destanının kutsal sayılan kadın kahramanı.
ALANGU : (Tür.) Er. -Altın geyik.
ALATAN : (Tür.) Er. - Güneş doğmadan önce ufukta beliren karışık renkler.
ALCAN : (Tür.) Ka. - Can alıcı güzel. Can alan cesur yürekli.
ALEMDAR : (a.f.i.) Er. 1.Bayrak veya sancak tutan taşıyan bayraktar sancaktar. 2. İşe önderlik eden. Alemdar Mustafa Paşa: Osmanlı veziri.
ALEV : (Tür.) Ka. 1. Ateşten ve yanıcı cisimlerden çıkan parlak çeşitli şekillere giren gazlardan meydana gelen şeffaf dil yalım. 2. Aşk ateşi sevda. 3. Alımlı cazibeli kadın.
ALEVİ : (Ar.) Er. - Hz. Ali soyundan Hz. Ali´ye hususi ilgi gösteren ona taraftar olan. Şii mezhebinin kolların­dan biri.
ALGAN : (Tür.) Er. - Alan fetheden fatih.
ALGIN : (Tür.) Er. 1. Güçlü iyi gü­zel sıcakkanlı sevimli. 2. Sevdalı aşık vurgun. 3. Hızlı akan su. 4. Renksiz cılız zayıf.
ALGUHAN : (Tür.) Er. - Çağatay hanlığı hükümdarı. (1266). Orta Asyayı ele geçirip Harezmden Afganis­tan´a kadar sınırlarını genişletti. Cengiz´in yasalarını şiddetle uyguladı.
ALGUN : (Fars.) Ka. 1. Aklı alınmış. 2. Al renginde koyu ve parlak pem­be. 3. Tümsek tepe.
ALGUNE : (Fars.) Ka. 1. Serap. 2. Allık.
ALGÜL : (Tür.) Ka. - Kırmızı gül.
ALINAK : (Tür.) Er. - Doğru güvenilir.
ALIŞAN : (a.f.i.) Er. - Şan ve şerefi yüce ve yüksek olan çok değerli.
ALKAN : (Tür.) Er. - Kırmızı kan. Alkan bey: Türk denizci. Selçukluların egemenliğindeki İznik´te Ebu´l-Kasım´ın donanma komutanı.
ALKIM : (Tür.) Er. - Gökkuşağı. Alkım (Uluğ Bahadır) Türk Arkeolog.
ALKIN : (Tür.) Er. 1. Sevdalı aşık vurgun. 2. El çırpma övme.
ALKUR : (Tür.) Er. - Hep bütün herkes.
ALLAHVERDİ : (a.t.i.) Er. - İran´da yaşayan bir Türkmen kabilesinin adı.
ALP : (Tür.) Er. 1. Eski Türklerde kahraman yiğit cesur bahadır pehlivan. 2. Seyfi kola mensup savaşçı fütüvvet ehli. Alperen Alpgazi. Bu isim İslam´dan sonra da Türkler arasında kullanılmaya devam etti.
ALPAĞAN : (Tür.) Er. - Cesur yiğit kahraman.
ALPAGU : (Tür.) Er. 1. Tek başına düşmana saldıran yiğit. 2. Eski Türklerde bir rütbe adı. 3. Eski Türklerde bir kurt adı.
ALPAK : (Tür.) Er. - Dürüst kahraman yiğit.
ALPARTUR : (Tür.) Er. - Kendine güveni olan yiğit.
ALPASLAN : (Tür.) Er. - Arslan gibi cesur ve yiğit savaş beyi. Büyük Sel­çuklu hükümdarı. Selçukluların en büyük zaferi sayılan Malazgirt zaferi onundur (l071).
ALPAY : (Tür.) Er. - Cesur yiğit kimse.
ALPBİKE : (Tür.) Er. - genç delikanlı
ALPDOĞAN : (Tür.) Er. - Doğuştan yiğit olan.
ALPEREN : (Tür.) Er. - Yiğit bahadır.
ALPERTUNGA : (Tür.) Er. - Efsanevi Türk hükümdarı ve destan kahramanı. M.Ö. 626 yıllarında yaşayıp İranlılarla uzun savaşlara giren Turan (Saka) hükümdarı olduğu söylenir.Türk İran Arap Hint Eski Yunan ve Asur kaynaklarında kendisinden değişik adlarla bahsedilir.
ALPGİRAY : (Tür.) Er. - Yiğit hükümdar. Kırım veliahtı. Bir ara Kırım Hanı da oldu.
ALPHAN : (Tür.) Er. - Yiğit hükümdar.
ALPKAN : (Tür.) Er. - Yiğit soydan gelen.
ALPKIN : (Tür.) Er. - Keskin kılıç.
ALPMAN : (Tür.) Er. - Yiğit cesur kahraman.
ALPSOY : (Tür.) Er. - Yiğit ve cesur soya mensub.
ALPTEKİN : (Tür.) Er. - Kahraman şehzade. Birleşik isim. Alp: Kahraman Tekin: Şehzade.
ALTAN : (Tür.) Er. 1. Sabahın güneş doğarkenki zamanı. 2. Hakanlara verilen unvan sultan padişah.
ALTAY : (Tür.) Er. 1. Asya´da Batı Sibirya ile Moğolistan´ı ayıran dağlık bölge. 2. Altay dağlan bölgesinde yaşayan Türklerin genel adı.
ALTIN : (Tür.) Ka. 1. Parlak san renkte paslanmayan kolay işlenebilen ziynet eşyası olarak da kullanılan maden zer zeheb. 2. Örfte kadın adı olarak kullanılır. Zerrin (bkz. Zerrin).
ALTINBAŞAK : (Tür.) Ka. - Değerli kimse.
ALTINIŞIN : (Tür.) Ka. - Işığın en güçlü anı.
ALTINTAÇ : (Tür.) Ka. - Altından taç.
ALTUNAY : (Tür.) Er. - Ay´ın san renkli hali
ALTUNÇ : (Tür.) Er. 1. Bakır alaşımı. 2.Kırmızı bakır. 3. Kırmızı al gözlü.
ALTUNER : (Tür.) Er. - Değerli kimse.
ALTUNHAN : (Tür.) Er. - Zengin hakan. Türklerin Çin´de hüküm süren Türk-Moğol hükümdarlarına verdikleri ad.
ALİ : (Ar.) Er. 1. Yüce ulu yüksek. 2. Hz. Ali: Ebu Talib´in oğlu. Pey­gamberimizin amcazadesi ve kızı Fat­ma (r.anha)´nın kocası. Dördüncü halife.
ALİ HAN : (a.t.i.) Er. - Yüce han.
ALYA : (Ar.) Er. 1. Yüksek yer yükseklik. 2. Gök sema.
ALİCAN : (a.f.i) Er. - Ali ve can isimlerinin bir araya gelmesinden meydana gelmiştir. - (bkz. Ali ve Can).
ALİCENGİZ : (a.t.i.) Er. - Akla gelmez şeytanca beklenmedik ve umulmadık tarzda anlamlan ile "Alicengiz oyunu" deyiminde geçer.
ALİGÜHER : (a.f.i.) Er. - Yaratılışı ve mayası yüce ve değerli olan.
ALİKADR : (Ar.) Er. 1. Yüksek kıymette olan çok kıymetli çok takdir edilen çok saygıdeğer. 2. Meşhur bir çeşit lale.
ALİM : (Ar.) Er. 1. Çok okumuş bilgin.2. Çok bilen. 3. Sonsuz. İlim sahibi. Allah´ın sıfatlarındandır. Kur´an´da Cenab-ı Hakk´ın ismi olarak 13 yerde geçer. "Abd" takısı alarak da kullanılır.
ALİYAR : (a.f.i.) Er. 1. Yar dost sevgili. 2. Alinin dostu sevgili adı. 3. Yüce dost. - Birleşik isim
ALİYE : (Ar.) Er. - Yüce yüksek bir şeyin en yukarısı tepesi.
ALİŞAH : (a.f.i.) Er. - Hükümdarların en yücesi. Alişah Taceddin. (?-1324). İlhanlı veziri.
AMANULLAH : (Ar.) Er. - Allah´ın bağışlaması. Allah´ın koruması.
AMMAR : (Ar.) Er. 1. Memur eden. 2. Bayındırlaştıran. - Ammar b. Yasir. Sahabeden. İlk müslüman olanlardandır. Çok işkence gördü. Habeşistan´a hicret etti. Annesi ilk İslam şehidcsi Sümeyye (r. anha)´dir.
AMR : (Ar.) Er. - Uzun yaşamak uzun ömürlü olmak. Amr b. Madikerib: 631´de Medine´ye gitti ve müslüman oldu. Çok yaşlıyken bile iyi savaştı.
AMUZ : (Fars.) Er. - Bilen öğrenmiş öğreten.
AMİD : (Ar.) Er. 1. Çok hasta. 2. Aşk hastası. 3. Başlıca nokta. 4. Önder şef komutan. 5. Diyarbakır´ın eski adı. Ortaçağ´da İslam Türk devletlerinde kullanılan bazı unvanlar ve memuriyet isimleri.
AMİL : (Ar.) Er. 1. Fail yapan işleyen. 2. İslam devletlerinde zekat vergi tahsildarı veya valiler ve devlet memurlan.
AMİNE : (Ar.) Ka. - Gönlü emin kalbinde korku olmayan. - Peygamber´in (s.a.s) annesinin adı. (bkz. Emine).
AMİR : (Ar.) Er. 1. Mamur eden şenlendiren. 2. İmar olunmuş. 3. Devlete ait. 4. Kendisine bağlı görevliler bulunan. Amir b. Abdullah b. Mes´ud: Tabiindcndir. İslam fıkıh bilgini.
ANBER : (Ar.) Ka. 1. Ada balığının bağırsaklarında toplanan yumuşak yapışkan ve misk gibi kokan kül renginde madde. 2. Güzel koku. 3. Güzellerin saçı.
ANDAK : (Tür.) Er. - Hemen o anda. - Erkek ve kız adı olarak kullanılır.
ANGIN : (Tür.) Er. 1. Tanınmış ünlü namlı. 2. Bayındır
ANI : (Tür.) - Yaşanmış olaylardan belleğin sakladığı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ANIL : (Tür.) Ka. 1. Anılmak eylemi. 2. Meşhur ünlü. 3. Hatırlanan.
ANİF : (Ar.) Er. 1. Sert şiddetli. 2. Haşin. 3. Geçmişte pek yakında burnun ucu denecek kadar yakından ge­çen. 4. Biraz önce belirtilen bahsedilen.
ARAF : (Ar.) Er. 1. Cennet ile cehennem arasındaki yer. 2. Sert tepe. 3. Adetler usuller. Arafat: Mekke´nin yakınında bulunup hacıların arefe günü durdukları yerdir. Bu duruş haccın rükünlerindendir.
ARAL : (Tür.) - Birbirine yakın adalar topluluğu. Orta Asya´da bir göl.
ARAM : (Fars.) Ka. 1. Dinlenme sükun karar. 2. Rahat huzur istirahat. 3. Oturma eğlenme ikamet etme.
ARAMCAN : (Fars.) Ka. -1. Gönül rahatı. 2. Sevgili sevilen güzel.
ARAMDİL : (Fars.) Er. 1. gönül rahatı. 2. Sevilen güzel. 3. Yer mekan.
ARCA : (Ar.) Ka. -1. Temiz namuslu. 2. Aksak topal.
ARDA : (Tür.) Er. 1. Eskiden bazı çavuşların elde tuttukları uzun değnek. 2. İşaret için dikilen değnek. -3. Çıkrıkçı kalemi. 4. Sonra gelen.
AREF : (Ar.) Er. 1. Pek maruf çok bilinen. 2. Arif anlayışlı ve bilgili.
AREFE : (Ar.) Ka. 1. Arife dini bayramlardan bir evvelki gün. 2. Bir önceki gün.
AREL : (Tür.) Er. - Temiz dürüst kimse.
ARGU : (Tür.) Er. 1. İki dağ arası uçurum. 2. Orta Asya´da Issık gölü çevresinde Çu ve Talaş havzalarında yaşamış Kırgızların en büyük boyu. Argu Türkleri.
ARGUN : (Tür.) Er. 1. Zayıf güçsüz düşkün dermansız zebun. 2. Yanyana iki kamış düdüğünden veya kartal kemiğinden yapılmış kaval. - Argun: İlhanlı hükümdarı. Abaka Han´ın oğlu.
ARGUN ŞAH : (Tür.) Er - Argunşah. (Nizameddin) Anadolu Selçuklu Sultanı Kılıç Aslan II´nın oğlu. Babası ülkeyi oğullan arasında pay edince hissesine Amasya düşmüştü.
ARGÜN : (Tür.) Er. - Temiz aydınlık gün.
ARHAN : (Tür.) Er. - Üstün nitelikli gururlu bakan.
ARIÇ : (Tür.) Er. - Barış asayiş.
ARICAN : (Tür.) Er. - Temiz doğru kimse.
ARIER : (Tür.) Er. - Çalışkan kimse.
ARIKAL : (Tür.) Er. - Temiz doğru dürüst kal.
ARIKAN : (Tür.) Er. - Temiz soy.
ARIN : (Tür.) Er. 1. Temiz arı saf. 2. Alın. 3. Yüz cephe. Dağların tepelerin yüzü.
ARINÇ : (Tür.) Er. 1. Temiz saf arı. 2. Barış.
ARISAL : (Tür.) Er. - Arı gibi çalışkan kimse.
ARISAN : (Tür.) Er. - Temiz doğru tanınmış kimse.
ARITAN : (Tür.) Er. - Temizleyen arı duruma getiren.
ARKAN : (Ar.) Er. 1. Temiz ari kandan gelen. 2. Üstün galip. Arkan (Seyfı) Türk mimar (1903-1966).
ARKIN : (Tür.) Er. - Yavaş ağır sakin gelecek yıl.
ARKUT : (Tür.) Er. - Temiz uğurlu kutlu.
ARMAĞAN : (Fars.) 1. Hediye peşkeş tuhfe bergüzer. 2. Birinin gördüğü işe veya başarısına karşılık olarak verilen şey mükafat.3. Bir ilim adamını tanıtmak veya çalışmalarından ötürü mükafatlandırmak maksadıyla adına çıkarılan ilmi eser. (Köprülü Armağanı). - E
ARMAN : (Fars.) Er. 1. Hasret özleme. 2. Zahmet sıkıntı. 3. Teessüf. 4. Pişmanlık.
ARRAF : (Ar.) Er. l Falcı kahin. Müneccim. 2. Hekim. 3. Göçebe Arap aşiretlerinin örfe vakıf umumi bilgileri.
ARSAL : (Tür.) Er. - Temiz huylu namuslu.
ARSEBÜK : (İ.) Er. - 1. Temiz ruhlu ve çabuk. 2. Toy. 3. Namus konusunda titiz.
ARSLAN : (Tür.) Er. 1. Kuvvet ve saldırganlığıyla tanınan hayvan esed şir. 2. Cesur adam bahadır. 3. Bir çeşit çiçek